<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-1"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
	<channel>
		<title>SanalCafe Forum - Son Konular</title>
		<link>http://www.sanalcafe.com</link>
		<language>tr</language>
		<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
		<generator>sanalcafe : rss manager</generator>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29257</link>
			<title>1000 Arda imzalı forma! (NaturelGS açtı)</title>
			<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 11:31:03 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.1000imzaliforma.com/" target="_blank">http://www.1000imzaliforma.com/</a> adresinden GS Bonus alan 1000 kişi Arda imzalı forma, 5000 kişi GS Bonus peruğu kazanıyor.]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29256</link>
			<title>Pilot - Magic (VaGa açtı)</title>
			<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 03:40:52 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/96kwILL35ig" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div><br><br><br>Bunu da yeni gördüm. Selena Gomez cover yapmış:<br><div style="text-align:center;"><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Xe9TfZet2MM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29255</link>
			<title>Bugünün kalkmış cücüğü, kırk yapar... (VaGa açtı)</title>
			<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 00:44:57 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/mqgQOn3T0x8" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/WkOxd_2PKC4" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/e9KZfVyk8jY" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div><br><br>Bonus:<br><br><div style="text-align:center;"><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/-R2G2hvjF9I" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/y5YWA7fmRTM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29254</link>
			<title>Bu şarabı içersek ne olur..? (k@nzer açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 17:32:11 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://pic1.resimupload.com/r5/resim_480413395.jpg"><img src="http://pic1.resimupload.com/r5/resim_480413395.jpg" class="bbcode" border="0" alt="" /></a>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29253</link>
			<title>anladım ki.. (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 15:44:11 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>Anladım ki susmak bir cüsse işi...<br>Derin denizlerin işi...<br>Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor..<br>Derin denizleri ise ancak derin sevdalar&#8230; <br><br>Derin denizlerin sükutu büyüler beni. <br>İçimi bir heybet hissi kaplar.<br>Benliğimi hasret duyguları istila eder.<br>Kalbim ürperlerle dolar.<br>Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana.<br>Göklerin suskunlugu da öyle. Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep.<br>Sükut her zaman daha manalı, daha derindir.<br><br>Kalbe sözden cok sükuttan manalar akar. <br>İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı. <br>Insanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konusacaklardı. <br>Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı. <br>Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır. <br>Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak algılamışımdır. <br>Sözü ise ancak bir zaruret..<br><br>Hep derin denizler kadar heybetli bir sükut dinledim ondan. <br>Sanki durgun ve derin bir ummanın kıyısına varmıştım. <br>Derinliklerinde gönül ve hikmet incilerinin gülümsediği bir deniz bulmuştum. <br>Hayatın hiç bir kasırgası, hadiselerin hiç bir fırtınası onu dalgalandıramıyordu. <br>O denize imrendiğim an, gözlerim şu mısralara takılmıştı:<br><br>Gittim, gittim, denizin,<br>Sınır yerine vardım<br>Halin bana da geçsin!<br>Diye ona yalvardım<br>Bir çılgin vesvesede,<br>Içim didiklense de,<br>Olaydım o cüssede,<br>O&#8217;nun gibi susardım..<br><br>Gercekten de öyle olmustu. Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım. <br>O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi. Derin denizlerin işi. <br>Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor. <br>Derin denizleri ise ancak derin sevdalar..<br>Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor. <br>Anladım ki susan her şey derin ve heybetli... <br><br>ŞEMS-İ TEBRİZİ<br><br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29252</link>
			<title>komİKk vİDeO - türk tipi düğün arabası :P (ozkansnr açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 15:15:10 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[kızın gülümsediğinde dişlerinin far olduğu sahne de çok komik <img src="http://www.sanalcafe.com/images/smiley/dil.gif" align="absmiddle" alt=""><br><br><a href="http://www.dailymotion.com/video/xclxmt_komik-vivident-klibi" target="_blank">http://www.dailymotion.com/video/xclxmt_komik-vivident-klibi</a><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/wyRi42OUdE4" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><br>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29251</link>
			<title>HAYATIN ANLAMI (big_BORA_bang açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 14:42:18 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;">&quot;Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduguna takmış kafasını....<br>Buldugu hiçbir cevap ona yeterli gelmemis ve baskalarına sormaya karar vermis..<br>Ama aldığı cevaplarda ona yetmemis.Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormus..<br>Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermis.. Köy,kasaba,ülke dolasmıs bu arada zamanda durmuyor tabiki ...<br>Tam umudunu yitirmisken bir köyde konustugu insanlar ona<br><br>-Su karsı ki daglari görüyormusun,orada yaslı bir bilge yasar! istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir. &quot; demisler.<br>Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yasadığı eve ulasmış adam. Kapıdan içeri girmis ve bilgeye Hayatın anlamının ne oldugunu somuş..<br>Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor demis ...<br>Adam kabul etmis..<br><br>Bilge bir çay kaşığı vermis adamın eline ve içinede silme bir şekilde zeytinyağ doldurmuş. Simdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel ... Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ eksilmesin eger bir damla eksilirse kaybedersin..<br>Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmis.Bilge bakmis evet demiş kasıkta yağ eksilmemiş,peki bahçe nasıldı? Adam şaşkın.<br>Ama demis ben kaşıktan baska bir yere bakmadim ki...<br>Simdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demis Bilge...<br><br>Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemis muhteşem bir bahçedeymiş çünkü ...<br>Geri geldiginde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş ...<br>Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış..<br><br>Bilge gülümsemiş ,ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demis ve eklemis :<br>&quot;Hayat senin bakisinla anlam kazanir ya sadece bir noktayi görürsün hayatin akip gider sen farkina varmazsin..<br>Yada görebilecegin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır ... &quot;<br><br>&quot;Hayatının anlamı senin bakışlarında gizlidir&quot;</div>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29250</link>
			<title>gül lütfundan şu sineme har düşer (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 14:27:14 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em><br>avuçlarımdan yere inci inci zâr düşer <br>kudretle alnıma bir uzun intizar düşer <br><br>hüsnünün karşısında bülbül olamadım da <br>yine de gül lütfundan şu sineme hâr düşer <br><br>ben hâlâ yanıyorum, gönül unutmadı ki <br>nitekim nisyanın kalktığı yere nar düşer <br><br>pay etmiş adaletle güya canan zamanı <br>bilmem neden hep bana uzun sonbahar düşer <br><br>vuslat ümidi bile gençleşmeme yeterken, <br>bir lahzalık firakla gönlüm ihtiyar düşer <br><br>kelime yarla başlar, hece müdamdır yarla <br>ve cümlenin sonuna nokta gibi, yar düşer <br><br>bir baktın ki sevgili parçaladın kalbimi <br>sanırsın sinem üstüne şak-ı Zülfikar düşer<br><br><br><br>ey kalkanı hâr, ölme ne olur başka yerde, <br>sinem kabristanında sana da mezar düşer <br><br>çarhı almış figanım, ay utanıp saklanır <br>derdime sema ağlar, tek tek yıldızlar düşer <br><br>çözdüğün zaman hani zülfün dudak büker ya <br>kalbimin en sıcak noktasına kar düşer <br><br>sual ederler benden &#8220;seviyor musun hâlâ&#8221; <br>dudağımdan cevaben sükûtla ikrar düşer <br><br>Mustafa Tanrıkulu <br><br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29249</link>
			<title>Haka dansı bağlamında Türk açılımı (mr.niffy açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 14:24:36 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/18550/mersinde-turk-acilimi---haka-dansi]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29248</link>
			<title>Karınca istilası / deneylerim (S@N@L açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 12:56:59 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[Odamı karıncalar basmış durumda. Bütün yiyeceklerimi ve içeceklerime maximum 15 dakika içinde ortak oluyorlar.<br>Diyelim ki muz yiyorum, kabuğunu kopartır da masanın üzerine koyarsam, ya da kola içiyorsam, onu keşfetmeleri 15 dakika filan sürüyor (test ettim onayladım)<br><br>Nasıl buluyorlar da haberleşiyorlar çözemedim ama deneylerim sırasında şunları gördüm:<br><br>Önden bir tanesi geliyor, o daha geri dönmeden arkadan sürü ile sırayla geliyolar. bi şekilde arkadaşlarını çağırmayı başarıyor. <br><br>Bu önden geleni deodorant şişesinin kapağının içine hapsettim, bu sefer 10 tane değil, bir tane karınca geldi, onu da arkadaşının yanına hapsettim, ardından 1 tane daha geldi, onu da kapağın içine hapsettim.<br>daha da kimse gelmedi, ve o yemek parçasını almaya gelen de olmadı.<br><br>giden geri dönemedi...<br><br>bu yakaladığım 3lü en çok 6 saat kadar dayanıp öldü. onları kurtarmaya gelen de olmadı bu arada. cesetlerini camdan dışarı attım<br><br>bir kaç saat sonra unuttuğum kola bardağına tüm yuvalarındaki karıncalar olarak eşlik etmişler, sonradan gördüm<br>hepsinin sonu içine girdikleri kola bardağının içinde boğulmak oldu.<br><br>çok fazla takip etmeme rağmen yuvalarını bi türlü keşfedemedim.<br>aldım raid `i elime, geçtikleri tüm yollara raid sıktım<br><br>artık karınca yok<br><br><em>ne tıkırtıı vaaaar ne sıkırtı<br>sabahtan geliyen, raidi yiyiyen akşama geçip gidiyen...</em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29247</link>
			<title>[Dehşet Güzel Oyun] Raze (VaGa açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 02:13:42 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://hallpass.com/media/raze.html" target="_blank">http://hallpass.com/media/raze.html</a><br><br>WASD + mouse...]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29246</link>
			<title>Bir Demeç Osman Gökçek (VaGa açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 01:21:30 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/XcWIgnGfQM0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div><br><br>İki elinizi başınızın arasına alıp dinlemekte fayda var.]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29245</link>
			<title>Sitare (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 00:44:21 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>Sitare<br>&#8220;Çeşmek Be-zen Sitare <br>Ezmen Mekon Kenâre&#8221; <br><br>Nerden çıktın karşıma böyle Sitare <br>Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde <br>Kirpiklerin yüreğime batıyor <br>Telaşlı bir kalabalığın ortasında <br>Ayaküstü konuşuyoruz <br>Nedimin nigehban nergisleri gibi <br>Üstümüzde bütün nazarlar <br>Çok utanıyorum Sitare <br>Dün oturup hesap ettim <br>Sen doğduğun zaman <br>Ben bir askeri mektepte talebeymişim <br>Sen bilmezsin Sitare <br>Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih <br>Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu <br>Her akşam dokuzda yat borusu çalardı <br>Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı <br>Bir derin uykuya atardım kendimi <br>Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı <br>Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım <br><br>Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum <br>Gözlerin mi daha sıcak gülüyor <br>Yoksa dudakların mı anlayamıyorum <br><br>Seninle konuşurken Sitare <br>Aklıma yıldızlar dökülüyor <br>Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde <br>Ateş gözlü kâhinler koşuyorlar arkandan <br>Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında <br>Gökyüzü salkım salkım <br>Zigguratlar tıklım tıklım <br>Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım <br>Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım <br>Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan <br>Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım <br>Gözlerine baktığım zaman Sitare <br>Bütün çöllere ay doğuyor <br>Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays&#8217;ı Antere&#8217;yi A&#8217;şa&#8217;yı <br>En kuytu vahaları dolaşıyorum <br>Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare <br>Çadırla su arasında bir cılga var <br>O cılgada narin ayak izlerin var <br>Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var <br><br>Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum <br>Gözlerin mi daha sıcak gülüyor <br>Yoksa dudakların mı anlayamıyorum <br><br>Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun <br>Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun <br>Biliyorum içinde bir sızı var <br>Bıçak ağzı gibi bir sızı var <br>Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan <br>Züheyr&#8217;in Suad&#8217;ı gibi keremsiz kılan <br>Kuzeyden güneye <br>Güneyden kuzeye <br>Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde <br>Kureyş&#8217;in heybetli ve inatçı develeri <br>Hiç aldırmadan benim esmer sevdama <br>Geviş getiriyorlar ufka bakarak <br>Ben kaçıp Yesrib&#8217;e sığınıyorum <br>Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum <br>Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif <br>Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum <br>&#8220;Ah minel aşk-ı ve halatihi..&#8221; <br>Çok eski bir gerçektir bu biliyorum <br><br>Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum <br>Gözlerin mi daha sıcak gülüyor <br>Yoksa dudakların mı anlayamıyorum <br><br>Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz <br>Ve ikimizde ıslanıyoruz <br>Ben ne yağmurlar gördüm Sitare <br>Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım <br>Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın <br>Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır <br>O şehirde sırılsıklam gezerdim <br>Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan <br>Tapınaklar insanları safra gibi atardı <br>Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı <br>Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni <br>Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim <br>Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında <br>Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk <br>Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun <br>Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun <br>Kaşı karam, gözü karam, saçı karam <br>Umay gibi yumuşak huylum <br>Nerden çıktın karşıma böyle <br>Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime <br>Asya&#8217;nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime <br>Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare <br>Adam akıllı yorulmuşum <br>Ellerin böyle olmamalıydı <br>Ellerine acıyorum <br>Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum <br>Durup durup ıssız yerlerde <br>&#8220;güçlü ol ey kalbim, güçlü ol <br>Daha çok işimiz var&#8221; diyorum <br><br>Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum <br>Gözlerin mi daha sıcak gülüyor <br>Yoksa dudakların mı anlayamıyorum<br><br>Dilaver Cebeci<br><br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29244</link>
			<title>Hakiki Kesit 2 - Çılgın gezi macerasının devamı! (The 0ne açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 23:22:12 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.vimeo.com/10211316" target="_blank"><strong>SEYİR İÇİN TIKLAYIN!</strong></a><br><br><a href="http://i40.tinypic.com/afj8eu.jpg"><img src="http://i40.tinypic.com/afj8eu.jpg" class="bbcode" border="0" alt="" /></a>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29243</link>
			<title>kadın.. (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 23:09:30 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em><br><br>Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir...<br><br>Ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir;<br><br>Ona bir ev verirseniz,size bir yuva verir;<br><br>Ona sebze verirseniz, size yemek verir.<br><br>Ona bir gülücük verirseniz, size kalbini verir.<br><br><br>Ona bir şarkı söyleyin ,size konser verir,<br><br>Kendisine verileni,çarpıp çoğaltarak geri verir...<br><br>Bu yüzden ona çamur atarsanız ,karşılığında bir bataklıkta boğulmaya<br><br>hazır olun...<br><br><br>alıntı</em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29242</link>
			<title>siz aşk`tan n`anlarsınız bayım? (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 20:27:55 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca<br>alt katında uyumayı bir ranzanın<br>üst katında çocukluğum...<br>kâğıttan gemiler yaptım kalbimden<br>ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı...<br>aşk diyorsunuz,<br>limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!<br><br>Allah`la samimi oldum geçen üç yıl boyunca<br>havı dökülmüş yerlerine yüzümün<br>büyük bir aşk yamadım...<br>hayır<br>yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım..!<br>gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı<br>tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım...<br>saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı...<br>aşk diyorsunuz ya<br>ben istemenin Allahını bilirim bayım!<br><br>çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca<br>balkona yorgun çamaşırlar asmayı<br>ki uçlarından çile damlardı...<br>güneşte nane kurutmayı<br>ben acılarımın başını<br>evcimen telaşlarla okşadım bayım...<br>bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum...<br>insan kaybolmayı ister mi?<br>ben işte istedim bayım...<br>uzaklara gittim<br>uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin<br>uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım!<br><br>süt içtim acım hafiflesin diye<br>çikolata yedim bir köşeye çekilip<br>zehrimi alsın diye<br>sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz<br>ilahiler öğrendim...<br>siz zehir nedir bilmezsiniz<br>zehir aşkı bilir oysa bayım!<br><br>ben işte miraç gecelerinde<br>bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,<br>birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,<br>uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin<br>bir şiir aradım...<br>geçen üç yıl boyunca<br>yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım...<br>ülkem olmayan ülkemi<br>kayboluşumu aradım...<br>bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm...<br>bir ters bir yüz kazaklar ördüm<br>haroşa bir hayat bırakmak için...<br>bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm...<br><br>kimi gün öylesine yalnızdım...<br>derdimi annemin fotoğrafına anlattım...<br>annem<br>ki beyaz bir kadındır...<br>ölüsünü şiirle yıkadım...<br>bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım..!<br>öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım...<br>çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca<br>acının ortasında acısız olmayı,<br>kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım..!<br>kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım...<br>aşk diyorsunuz ya,<br>işte orda durun bayım!<br>ıslak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım<br>kendimin ucunda...<br>öyle ıslak,<br>yırtık ve perişan...<br><br>siz aşkı ne bilirsiniz bayım...<br>aşkı aşk bilir yalnız!<br><br><br><br>Didem Madak<br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29241</link>
			<title>kalk Kudüs`e gidelim sevgilim... (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 20:03:26 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>Kalk Kudüs&#8217;e gidelim sevgilim. Tanrı şehrine gidelim.<br><br>Tanrı bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına. Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça.<br><br>Tarhana çorbası içer gibi içimize çekelim, gökyüzünde yaratılıp yeryüzüne indirilen bu şehrin sokaklarını. Kudüs&#8217;ün bulutlarından tespih yapıp &#8220;subhanallah&#8221; çekelim.<br><br>Peygamber sükunetine erelim şehrin sokaklarında. Tur&#8217;a çıkalım. Bağıralım boğazımızı yırtarcasına; &#8220;Rabbimiz biz de aşk ehliyiz bize de yüzünü göster!&#8221;<br><br>Tur Dağı paramparça olsun, kalbimiz paramparça olsun aşktan.<br><br>Kalk Kudüs&#8217; gidelim sevgilim.<br><br>Meryem sırtını o ağacın gövdesine yaslayıp, bir intifada doğursun. Alnında biriken terleri silelim. Ellerinden sıkıca tutalım. <br>Rabbimiz kuruyan ağacın dallarına meyveler versin.<br><br>Yahya peygamberin yanında büyüsün çocuklar. Elleri taş tutacak yaşa gelsin. Kalpleri aşk tutacak yaşa.<br><br>Sokaklarına atalım kendimizi. Adımızı söyleyelim kontrol noktalarında. Horlanalım, ezilelim, bekleyelim saatlerce. <br><br>Vazgeçmeyelim inatla.<br><br>Kalk Kudüs&#8217;e gidelim sevgilim.<br><br>çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Bak şu küçük çocuk var ya vuracaklar onu! Hani babasının arkasında duran. <br><br>Başını babasının sırtına dayayan çocuk. İşte o!<br><br>Vuracaklar birazdan onu. çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar sekmezler hiçbir yere.<br><br>Mescide gidelim. Yıkılacaksa üzerimize yıkılsın boşver. Sen elimi sıkı tut korkma.<br><br>Mescide gidelim. Bir bayram namaza kılalım şehirle birlikte. Zekeriya&#8217;nın yanında saf tutalım. Ve Musa&#8217;nın ve İsa&#8217;nın ve Yakup&#8217;un. <br><br>Bekle birazdan ömer de gelir buralara.<br><br>Şu beyaz sakallı adamı görüyor musun? İşte onun tekerlekli sandalyesini itelim birlikte. Nereye gitmek isterse oraya. <br><br>Hayfa&#8217;dan aldığımız portakalları ikram edelim, o çok sever.<br><br>Birlikte Zeytindağı&#8217;na çıkalım şehre bakalım doya doya.<br><br>Kalk Kudüs&#8217; gidelim sevgilim.<br><br>Tanrı bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına.<br><br>Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça.<br><br><br><br>Tarık Tufan </em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29240</link>
			<title>Anna... (deepbluewar açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 19:28:01 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/V_1xIvuW0lw" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><br>Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.<br><br>Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.<br><br>Sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.<br><br>Piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. Kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetiniki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.<br><br>İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.<br>İnsaf et Anna!<br><br>Gidelim buradan.<br>Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.<br>Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.<br><br><br>Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.<br>Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların<br>Tamam sustum.<br><br>Gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. Şiir kalsın istersen, sadece otursak. Oturmasan da olur benimle, sadece ellerimi tut. Ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak. Yüzüme bak ama Anna, yüzüme bak. Gözlerime bak, gözlerimin içine bak.<br><br>Gözlerim biraz karanlık. İçinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, Turgutlar, Edipler, Sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.<br>Gözlerim biraz yorgun. İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler&#8230;<br>Bekleyişler Anna. Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.<br>Hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. Ama geçecek hepsi, geçecek. Şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.<br>Gözlerimin içine bakmaktan korkma Anna.<br><br>Sen adımını attığın andan itibaren Hira dinginliğine dönüşecek ortalık.<br><br>Tanrı bizimle de konuşur belki.<br><br><br><br><strong>Tarık Tufan</strong>`ın kaleminden mükemmel bir yazı,<strong> İsmail Kılıçarslan</strong>` ın sesinden gayet tat verir açıkcası..<br>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29239</link>
			<title>Liman Kırıntıları (deepbluewar açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 18:32:31 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://fc07.deviantart.com/fs37/f/2008/253/4/f/Little_Harbour_by_4tticuz.jpg"><img src="http://fc07.deviantart.com/fs37/f/2008/253/4/f/Little_Harbour_by_4tticuz.jpg" class="bbcode" border="0" alt="" /></a><br><br><strong> Liman Kirintilari</strong><br><br><br>Bahamali martilar beni çagirdi,<br>bir ikinci bahar gecesi<br>Yalan söyledim,<br>yirtik blucinli tayfalara,<br>Seni sevmedigimi söyledim.<br>Oysa rihtimlar<br>en sarkili dalgalarla yikaniyordu,<br>Midye kabuklarinda sakladim gözyaslarimi;<br>Hastaydim,<br>kirik kötümser bir öksürük yapismisti bogazima<br>Seni unutmak gerekiyordu..<br><br>Bahamali martilar beni çagirdi,<br>bir ikinci bahar gecesi,<br>Iskele fenerlerinin altinda oturup<br>seni bekledim sevgilim<br>Ellerim islakti, gözlerim islakti<br>Gelip caydirabilirdin beni gitmekten<br>Oturup sigara içer, anlasabilirdik...<br>Sana tapacagim yalan degildi<br>benim olursan<br>Seni seviyordum, seni istiyordum..<br>Bahamali martilar beni çagirdi,<br>bir ikinci bahar gecesi<br>Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;<br>seni unutmak için içtim..<br>Senin sokaginda geceler yildizsizdi,<br>senin sokaginda gece yagmur yagiyordu<br>Ben zayiftim, çabuk islaniyordum<br>Bana sevmek yaramiyordu,<br>ben sevilemiyordum...<br>Bahamali martilar beni çagirdi,<br>bir ikinci bahar gecesi<br>Sana birakacagim bu kentin<br>üç semtinde üç damla gözyasi döktüm,<br>Birincisi seni ilk gördügüm yerdi,<br>ikincisi seni ilk öptügüm yerdi<br>Üçüncüsü...söylemeye dilim varmiyor,<br>üçüncüsü bana git dedigin yerdi<br>Iste bu misralari orda karaliyorum;<br>iste demir aldi silebimiz,<br>Gidiyor, gidiyor, gidiyorum...<br><em><br>Edgar Allen Poe</em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29238</link>
			<title>ne kadar yalnızsınız bayım (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 16:04:48 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>Ne kadar hüzünlüsünüz bayım...<br>İçiniz ve dahi dışınız hüzün...<br>Kayıklara biniyor kayıklardan iniyorsunuz<br>Gemilere binip gemilerden iniyorsunuz...<br>evlere giriyorsunuz sonra<br>neden çıkmak bilmiyorsunuz<br>bayım evlerden..?<br>Kendinize gelin, kendinize girin...<br><br>Sokaklar bitti, adım kalmadı ayaklarınızda...<br>Bırakın gece sürüklenmesin peşinizde<br>Bu kadar tıkır tıkır...<br>Şövalyeler vuruldu, vuruldu<br>Ne kadar yalnızsınız bayım...<br>İçiniz, dışınız, sokaklarınız mesela...<br><br>Bir sigara daha yakın bayım...<br>Kayıklar nasıl olsa batmayacak bu gece...<br>Sokaklar ıslığınızla ışımayacak...<br>Çocuğunuz ağlamayacak bir gece yarısı<br>-hoş çocuğunuz da yok ya-<br>Ne kadar kimsesizsiniz bayım...<br>Ne kadar...<br><br>Evlerin bir ucundan pencereler fışkırıyor<br>Işık kadar korkunç pencereler...<br>Solgun bir aya düşürüyorsunuz kendinizi<br>Solgun bir ay kadar yalnızsınız...<br>Kayığınız batarsa son gemiye binersiniz<br>Saat kaç bayım?<br>Saatiniz yok mu bayım?<br><br>Ne kadar hüzünlüsünüz bu gece... ne kadar yalnız...<br>Kimsesiz bir solgun aya batarken kayığınız<br>Bir çocuğu unutmadınız mı arkada, arkanızda..?<br>Hangi sokak adımlarınızı bir hüzün kadar taşıyabilir?<br>Hangi sokağa isminizi verirler kim bilir?<br>Kim bilir?<br><br>Zar tutmazsınız oyunda ama siz yine de kaybeden olun bu sefercik de...<br>Bu sefer de son taşı çalıversin karşınızda ki...<br>Siz de o tarafa bakmayıverin canım...<br>Ne o yoksa ağlıyor musunuz..?<br>&#8220;yalnız olduğunuz kadar küstahsınız da...&#8221;<br>Ne kadar ıslık varsa o kadar ağlayın..<br>Ağlayın, ağlayın dışınız açılsın...<br>Görsün aynanızı eller...<br>Belki bu sefer kırılır göğsünüzde taşıdığınız ışık...<br><br><br><br>Murat Turan <br>     <br><br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29237</link>
			<title>Bir Gece Takılmanın Adı  &quot; Takılmaca&quot; (aykutkio açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 15:59:16 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[TAKILMACA, tamamen büyük bir tesadüf eserii kurulan bir grup olmakla birlikte Koray Çapanoğlu`nun birlikte sahneye çıktıkları grup arkadaşlarının bir bölümünden oluşmaktadır. Erkan Erzurumlu kişisel müziğini yapmakla beraber Koray Çapanoğlu & Band`da gitar çalmaktadır. Chuchu Movain ise kişisel çalışmalarının yanısıra Koray Çapanoğlu & Band`da elektro perküsyon çalmakla birlikte r&b vokal yapmaktadır. Misafir olarak grup videolarında yer alan Alican Akgün o gece tesadüfen orada olması sonucu grupla TAKIL`mıştır <img src="http://www.sanalcafe.com/images/smiley/gulumse.gif" align="absmiddle" alt=""><br><br><strong>Domates Biber Patlıcan</strong> <br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/xPNPXSsj6c0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><br><strong>Götür Beni Gittiğin Yere</strong><br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/sm4rR6ZhawM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><strong>Yanayım Yanayım</strong><br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/-EMh9DziiU0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><br>Bir de son parçaları var ama sadece facebook ta yayınladıkları için, onu da link olarak koyabiliyorum <img src="http://www.sanalcafe.com/images/smiley/gulumse.gif" align="absmiddle" alt=""><br><br><br><br><a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=366317172983&ref=mf" target="_blank">http://www.facebook.com/video/video.php?v=366317172983&ref=mf</a><br><br>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29236</link>
			<title>birinin kadını olmak istiyorum... (dark_angel_ açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 15:51:41 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<em>Birinin kadını olmak istiyorum! <br>Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, <br>konuşulmamak, bakılmamak hatta! <br><br>Biraz korunmak, biraz şımarmak... <br><br>Bir kaç çeşit yemek yapmak,<br>istiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak,<br>belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitletmek,<br>bi yerlerde çay içmek, pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun,<br>sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var! <br><br>Neden mi? <br>Herkesin eli tutulmaz, <br>herkesle film seyredilmez, <br>herkesle çekirdek çitlenmez, <br>herkesin kadını olunmaz da o yüzden! <br><br>İçinden gelmeli... <br>Hücrelerine kadar hissetmeli, dnalarına kadar bilmeli insan! <br>Düşünerek emin olunmaz... Bir anda ya olunur ya olunmaz... <br>Bir de şu yakın geçmiş duvarları olmasa, kafa da hiç karışmaz ya olsun! <br>Oysa bazen tek bir söze yıkılır bütün duvarlar, bir bakışa çözülür insan... <br><br>Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında! <br><br>Sabahları uyandığımda<br>&quot;günaydın sevglim&quot; mesajları görmek istiyorum telefonumda... <br>Gün içinde özlediğim biri olsun istiyorum...<br>Özlemek istiyorum birini...<br>Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum...<br>Dayanamamak istiyorum! <br><br>Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu!<br>Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara... <br>Gülümsediğim için daha çok çalışmak... <br><br>Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, <br>biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi... <br><br>Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum! <br>o kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun! <br><br>Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum &quot;neredesin&quot; diye, <br>&quot;Hmm kim aradı bakayım&quot; diye! <br>Ben sormam ama, korkmasın... O sorsun! <br><br>&quot;Biliyo musun ne oldu?&quot; ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar<br>tahammül etsin istiyorum biri bana..<br>Mutlaka ipe sapa gelmez bi şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar...<br>Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şey olmuştur...<br>Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımdahazine bulmuşum gibi<br>heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte... <br>&quot;Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş&quot; falan desin bir de sonunda... <br><br>Şimdi ben istesem istiklal caddesinde birinin elini tutup gezemem mi? <br>İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda<br>film seyretmeyi de başarabilecek birini bulamam mı bi arasam? <br>Şimdi ben yalnız olmakta istemesem, yalnız olur ve<br>bunları da yazıyor olur muydum? <br>Hiç sanmam! <br><br>Birinin elini tutmakla, birinin elini sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var! <br>Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da tutmuş gibi yaparsın işte... <br>Ben yapmam! <br>Bunu zaten bilirsin... <br>Kimin elini tutacağım yani... <br>Deneyerek bulmazsın... <br>Sadece bilirsin <br>Bilmek! <br>Açıklaması yok... <br><br>Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle<br>istikal caddesine gitmeyeceğim! <br>Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra<br>kimseye yemek yapmayacağım! <br>Repliklerin bir anlamı yoksa, kimseyle film seyretmeyeceğim... <br>Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz! <br><br>Birinin kadını olmak istiyor canım; biraz korunmak, biraz şımarmak...<br><br><br><br>Yasemin Pulat <br>     <br><br></em>]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29235</link>
			<title>Faraziler üzerime yığılıyor. (Evo açtı)</title>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 02:42:57 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[Müzeyyen Senar çağırıyor beni efkara benzemez kimse sana diyerek. Birazda gururlandırıyor tabi. Lakin ben O`nu reddedip kendimi Orhan abinin kollarında buluyorum, istemeden. Herkesin dilinde malum bir ihtimal daha var. O da ölmek. Farzedelim ki öldük diyorlar geçmişlerine bakmadan. Ölmeden önce ölümü haketmek gerekiyordu oysa. <br>Gözlerim karanlığın içinde boğulurken ekrandan yansıyan ışıkla kamaşıyor. Elim yine amade klavyenin Ö harfine. İstemeden gidiyor tüm farazileri bir kenara bırakarak. Fikrimin ince gülüsün diyor, dinlemeyeceğimi farzetmiştim oysa ki. Ama olmuyor. Müzik dinlememe direncim sanat müziğinin beni yeni farazilere atmasıyla son buluyor. Ve faraziler üzerime yığılıyor rutubetli dehlizlerden gelen düşüncelerle birlikte. Korkarım ki şimdi Zeki Müren uzaklardasın diyerek çağıracak karanlığı. Ve karanlık bir farazi daha getirecek yorgun kalbime. <br><br>Tekrar ediyor Zeki Müren. Hayır ne ben onu görüyorum ne de o beni görüyor. Ama ben onu duyuyorum diyerek devam ediyor. Fısıltı halinde geliyor sesi. Acaba ne diyor diye düşünürken bir farazi daha yükleniyor kalbimin yorgun kapakçıklarına. Artık göndermek istiyorum ama yapamıyorum. Kendime bir ada bulup gitmek istiyorum. O`nu da yanıma alarak. O`nun haberi olmadan ama O`nunla beraber ıssız bir adanın koynunda uzanmak istiyorum. Hayallerimde şezlong-şemsiye yok. Çünkü biz tarlada ekin sürerken, güneşin yanığı ensemizde yer ediyordu arkamızdan koşmasın kötü emeller diye. Ne şezlong nede şemsiye gördük uçsuz bucaksız çukurova topraklarında. Sevdamız toprağa idi topraktan gelene idi. Sevdamız O`na idi O`ndan gelen herşeye idi.<br><br>Farazilerimde boğulurken bir nefes daha çekiyorum beyaz izmaritli sigaramdan. Duman daha ciğerlerime ulaşmadan sıcaklığını hissediyorum. Dumanla birlikte çektiğim bir parça oksijen kanımla buluşmadan, sersemliyorum. Kalbim beni terkedecek diye korkuyorum. Çünkü iş yavaşlatmaya başlamış hissediyorum. Kapakçıklarım bile yavaş çalışıyormuş şimdiden. Daha fazlasını veremem ama lovakt hakkımı kullanmak istiyorum. Eldeki imkanların tümünü kullanıyorum. Üzgünüm emektar yürek. Olmadı, olduramadık. İnsan kendini kafasının içindeki 3-5 kiloyla bir tutmamalı. Çukurovalılığımdan geliyor başıma ne geliyorsa. Bu sevgi bu aşk hep o toprakların eseri. Meğer aşık olduğum bir avuç topraktan gelen biri kavuştuğum ise bir avuç toprakmış. Güneşim kesiliyor atılan her bir kürek toprakla. Ve faraziler peşimi bırakmıyor. <br><br>Burası çok soğuk. Parmaklarım sümüğünü kazağına silen anadolu çocuğunun burnu gibi. Ayak parmaklarım soğuktan donmuş. Derken Zara giriyor araya o bizim kavuşmalarımız mahşere kaldı diyerek. Evet mahşer alanını görebiliyordum. Kalbim iş bırakmış farazilerim üzerime yığılıyor. Her adımda mahşere yaklaşırken O`ndan uzaklaşıyordum. Ve bütün farazilerimi arkamda bırakıp kendimi cehennemin ateşine bırakıyordum. <br><br>Geriye kalan bir avuç toprak, bir tutam farazi ve her hücresi seninle yaşayan bir kalp. Geriye seni bırakıyordum. Çünkü hepsinde sen vardın. Benden kalan ise biraz kül. O`nuda senin denizine döksün diye vasiyet etmiştim anneme. Bilmiyorum şimdi nerdeler. Ama nerde olurlarsa olsunlar hala senin adını sayıklıyor hala seninle yaşıyorlar.]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29234</link>
			<title>[Yardım]Winamp (ainoyoka açtı)</title>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 22:34:23 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[Uzun zamandır winamp kullanmıyorum.Zaten yüklü de değil.<br>Şimdi indirmeyi düşünüyorum ama sürümler falan filan karıştım biraz.Şöyle rahat rahat kullanabileceğim bir sürüm önerebilir misiniz?<br><br>Teşekkürler.]]></content:encoded>
		</item>

		<item>
			<link>http://www.sanalcafe.com/forum/konu_oku.asp?KonuID=29233</link>
			<title>[izledim] zindan adası ; (dragmon açtı)</title>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 22:18:15 +0200</pubDate>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://img20.imageshack.us/img20/9996/shutterislandposterx.jpg"><img src="http://img20.imageshack.us/img20/9996/shutterislandposterx.jpg" class="bbcode" border="0" alt="" /></a><br><br>Zindan Adası <br><br>Filminin Konusu<br> <br>Massachusetts&#8217;te suç işlemiş akıl hastalarının tedavi gördüğü adadaki hastanede bir hastanın ortadan kaybolmasıyla ilgili soruşturmayı üstlenen iki polis müdürü kendilerini şiddetli bir kasırganın ve mahkumların ayaklanmasının tam ortasında bulurlar. <br>    <br>Yönetmen :  Martin Scorsese <br>Senaryo :  Laeta Kalogridis, Dennis Lehane <br>Oyuncular :  Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley, Emily Mortimer, Michelle Williams <br>Filmin Türü :  Drama, Gizem  <br>Orijinal Adı :  Shutter Island <br>Yapımcı Firma :  Phoenix Pictures <br>Yapım Yılı :  2009 <br>Yapım Ülkesi :  ABD <br>Orijinal Dili :  İngilizce <br>Dağıtıcı Firma :  UIP Filimcilik <br>Vizyon Tarihi : 12.03.2010 <br><br><object><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/2mUABsIkZX8" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br><br><br>sıkıcı hatta bogucu bir yapım ...  orjınal bir tarafı yok ; övüldüğü yada abartıldıgı kadar iyi bir yapım degil ... çok şey beklemeyin izlemekle bişey kaybetmessiniz bence ... seyirciyi sürükleyici sasırtıcı bir son beklemek ve verilmeye çalısılan gizem havasında sıkıcı ve garip bir film çünkü ne dram ne gerilim nede gizem hepsinden var fakat hiçbiri tam olmamıs ... sonuda tahmin edilebilecek kadar klişe ... ]]></content:encoded>
		</item>

  	</channel>
</rss>
